15 Ekim 2026, PerşembeKünyeİletişimRSS
Hukuk, yargı ve mevzuat gündemi
Yargıtay

Yargıtay'dan İlişkiye Girmeyen Kocaya Ceza

Manşet · Yargıtay1 dk okumaHukuki Haberler
Yargıtay'dan İlişkiye Girmeyen Kocaya Ceza

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, beş yıllık evlilik boyunca eşiyle birlikte olmayan kocayı boşanmada tam kusurlu saydı ve kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesine hükmetti.

Konya'da beş yıldır evli olan bir kadın, hâlâ bakire olduğunu ve eşinin bu süre içinde kendisiyle birlikte olamadığını belirterek boşanma davası açtı. Yerel mahkeme boşanmaya karar verdi; ancak kadının kocasından maddi ve manevi tazminat istemini reddetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a geldi.

"Evliliğin cinsel arzuları tatmin gayesi de vardır"

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesine göre kusurlu tarafın, kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tazminat ödeyeceğini hatırlattı. Kararda, "Evlenmenin cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Uzun süre cinsel ilişkinin başarılamamış olması sonunda eşlerde birbirine karşı güven, sevgi ve saygının kalmaması doğaldır" denildi. Daire, kocanın beş yıl boyunca tıbbi yardım almamasını da kusur olarak değerlendirdi ve kadının kişilik haklarının zedelendiği sonucuna vararak tazminat taleplerinin reddini hukuka aykırı buldu.

Hukukçuların değerlendirmesi

Aile hukukçuları, Yargıtay'ın bu yaklaşımının yerleşik içtihat hâline geldiğini; cinsel birleşmenin gerçekleşmemesinin evlilik birliğinin temelinden sarsılması sayıldığını ve kusur değerlendirmesinde ağır bastığını belirtiyor. Boşanmada tazminat için kusursuz veya daha az kusurlu olmanın yanı sıra maddi tazminat için mevcut ya da beklenen menfaatin zedelenmesi, manevi tazminat için ise kişilik haklarına saldırı koşulu aranıyor. Kadının boşanmada sahip olduğu haklar arasında tazminatın yanında yoksulluk nafakası ve mal rejiminin tasfiyesi de yer alıyor.

Dosya, tazminat miktarının belirlenmesi için yerel mahkemeye geri gönderildi. Mahkeme, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını araştırarak uygun bir tazminata hükmedecek.

Bu haber 15 Şubat 2011 tarihinde yayımlanmıştır. Metindeki süreler, oranlar ve düzenlemeler o tarihteki mevzuatı yansıtır; sonradan değişmiş olabilir.