15 Ekim 2026, PerşembeKünyeİletişimRSS
Hukuk, yargı ve mevzuat gündemi
Basından

Çocuklar Artık 'Terörist' Sayılmayacak!

Basından · Manşet1 dk okumaHukuki Haberler
Çocuklar Artık 'Terörist' Sayılmayacak!

Kamuoyunda "taş atan çocuklar" düzenlemesi olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu değişikliği, TBMM Genel Kurulu'nda temel kanun olarak görüşülmeye başlandı; ilk bölüm kabul edildi.

Tasarının 1–7. maddelerini kapsayan ilk bölümüne göre, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı eylemlere katılıp ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayanlara verilen hapis cezasının alt sınırı 1,5 yıldan 6 aya indiriliyor; ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis olarak belirleniyor. Böylece bu davalar ağır ceza yerine asliye ceza mahkemelerinde görülebilecek. Suçu, yürüyüşü düzenleyenler işlerse ceza yarı oranında artırılacak.

Kolluk görevlilerine cebir veya tehditle direnenler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 265. maddesindeki artırım hükümleri uygulanacak; ancak çocuklar yönünden bu hükümler sınırlandırılıyor. Tasarının asıl amacı, gösterilerde örgüt propagandası ya da örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılanan 15–18 yaş arasındaki çocukların Terörle Mücadele Kanunu kapsamından çıkarılıp çocuk mahkemelerinde yargılanmasını sağlamak.

Düzenlemenin kapsamı

Yürürlükteki uygulamada, bir gösteride taş attığı gerekçesiyle gözaltına alınan çocuklar hem toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet, hem örgüt propagandası hem de örgüt üyeliği suçlamasıyla özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanıyor ve 20 yılı aşan cezalarla karşılaşabiliyordu. Değişiklik, çocuklar için örgüt üyeliği suçunun ayrıca uygulanmamasını, cezaların ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkânlarının önünün açılmasını öngörüyor. Tutuklu çocukların durumu, kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte mahkemelerce yeniden değerlendirilecek.

Tasarının kalan bölümlerinin görüşmelerine Genel Kurul'da devam ediliyor; kabul edilmesi hâlinde kanun Cumhurbaşkanı'nın onayıyla Resmî Gazete'de yayımlanacak.

Bu haber 23 Temmuz 2010 tarihinde yayımlanmıştır. Metindeki süreler, oranlar ve düzenlemeler o tarihteki mevzuatı yansıtır; sonradan değişmiş olabilir.